Parkta bankta oturan yaşlı çift – ölüm aylığının kesilmesi ve birlikte yaşama olgusu görseli

ÖLÜM AYLIĞININ BİRLİKTE YAŞAMA OLGUSU NEDENİYLE KESİLMESİ DURUMUNDA ÖNCEYE ETKİ YASAĞI KAVRAMI NASIL DEĞERLENDİLİR?

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşulları arasında yer alan hukuki güvenlik ilkesi kanunların geriye yürütülmemesini de zorunlu kılar. Daha önce tesis edilmiş bulunan işlemlerin doğurduğu hukuki sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yasama tasarrufunda bulunulması, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturur. “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi” uyarınca kanunlar, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılır. Yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması, hukukun genel ilkelerindendir (AYM, E.2018/103, K.2019/4, 13/02/2019, § 15; E.2018/108, K.2019/5, 13/02/2019, § 20).

Önceye etki kavramı, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki zamana uygulanabilirliği konusu ile ilgilidir. Önceye etki özgürlükçü bir anayasanın temel koşullarına, hukuk düzeninin güvenilirliğine aykırı düşer ve bu yüzden kural olarak caiz değildir. Kişiler hukuka uygun davranışlarından dolayı daha sonra zarar görmeyeceklerinden emin olmalıdırlar. Önceye etki yasağı hukuk güvenliği ve vatandaş için güveninin korunmasını sağlar. Kazanılmış olan haklara saygı ancak bu şekilde gerçekleşir. Önceye etki yasağı, yaşamları Anayasal garanti altında olan fertlerin beklenmedik hak kayıplarına uğramasını engellemek için tanınmıştır. (Sözer, A. N. Kanunların Önceye Etki Yasağı: Sosyal Sigortalar Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. https://journal.yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2014/01/9 s: 2477 vd). Anayasadaki “hukuk devleti ilkesi” yasa koyucuya bir yasanın kabulünden önceki zaman bakımından aleyhe sonuçlar doğuran bir yasa kabulü için dar sınırlar çizmektedir (ÖZEKES Muhammet, Özel Hukuk-Kamu Hukuku ve Yargılama Hukuku Bakımından Kanunların Zaman İtibariyle Uygulanması, Prof. Dr. Fırat Öztan’a Armağan, C:II, Ankara, 2010, 2759-2875).

Burada belirtmekte yarar vardır ki mülkiyeti koruma kapsamına, edime hak sağlayan sigorta olayları dâhildir. Önceden doğmuş bir sigorta olayının edim sağlayıcı etkisi kolaylıkla ortadan kaldırılamaz. Sosyal Sigortalar Hukukunda kazanılmış (müktesep) haklar dinamik nitelik taşırlar (Sözer, A. N. Kanunların Önceye Etki Yasağı: Sosyal Sigortalar Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. Https://journal. yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2014/01/9 s: 2477 vd).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.05.2023 tarihli, 2022/459 esas ve 2023/482 sayılı kararında belirtildiği üzere “…5510 sayılı Kanun’un “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı 17.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik geçici 1. maddesine göre: 

“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na… tabi olanlar, bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir… 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanılan aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1’inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır. 

Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılanlara ve bunların hak sahiplerine bağlanmış olan aylık ve gelirler, 55’inci maddenin ikinci fıkrasına göre artırılır…”.

Kanun koyucu tarafından anılan geçici madde ile 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce sosyal güvenlik kanunları uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanan gelir veya aylığın, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, yine anılan hükümlerin esas alınması gerektiğinin benimsendiği anlaşılmaktadır.  (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.03.2022 tarihli, 2020/140 esas ve 2022/253 sayılı kararı)

Burada özellikle belirtmek gerekir ki yukarıda atıfta bulunulan 506 sayılı kanunda, boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusu, gelirin veya aylığın bağlanması engeli veya kesilmesi nedeni olarak öngörülmemiştir.

Toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre, gerek özel Hukuk ve gerekse kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.02.2008 tarihli, 2008/13-160 esas ve 2008/147 sayılı kararı)

Bu durumda, 5510 sayılı kanunun 5754 sayılı kanunun 68. Maddesi ile değişik geçici 1. Maddesi, önceye etki yasağı ilkeleri nazarında 01.10.2008 TARİHİ ÖNCESİ GERÇEKLEŞEN BOŞANMALARDA KESİLMEYE İLİŞKİN OLARAK 506 SAYILI KANUN HÜKÜMLERİNİN UYGULANABİLECEĞİ, YANİ 5510 SAYILI KANUNUN KESİLME GEREKÇELERİYLE KARAR VERİLEMEYECEĞİ SONUCUNA ULAŞILACAKTIR.

Nitekim bu durum; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.04.2023 tarihli, 2023/2727 esas ve 2023/4019 sayılı; 14.02.2023 tarihli, 2023/816 esas ve 2023/1180 sayılı; 13.02.2023 tarihli, 2022/14201 esas ve 20223/1083 sayılı; 28.12.2022 tarihli, 2022/14315 esas ve 2022/16919 sayılı; 22.09.2022 tarihli, 2022/9542 esas ve 2022/11136 sayılı; 12.09.2022 tarihli, 2022/7181 esas ve 2022/10324 sayılı ve nice ilamının azınlık görüşünde de açıkça vurgulanmıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2023 tarihli, 2023/4413 esas ve 2023/4834 sayılı; 27.04.2023 tarihli, 2023/3417 esas ve 2023/4604 sayılı; 04.04.2023 tarihli, 2023/3770 esas ve 2023/3628 sayılı; 30.03.2023 tarihli, 2023/2901 esas ve 2023/3434 sayılı ve sayısız diğer ilamında, 2005 YILINDA BOŞANAN DAVACILAR HAKKINDA BAŞVURU KONUSU KESİLME SEBEBİNİN UYGULANAMAYACAĞI azınlık görüşü olarak belirtilmiştir.

Yine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2023 tarihli, 2023/4413 esas ve 2023/4834 sayılı; 27.04.2023 tarihli, 2023/3417 esas ve 2023/4604 sayılı; 04.04.2023 tarihli, 2023/3770 esas ve 2023/3628 sayılı ve diğer birçok ilamında, DOĞRUDAN OLAYIMIZDAKİ GİBİ 2005 YILINDA BOŞANAN DAVACI HAKKINDA BAŞVURU KONUSU KESİLME SEBEBİNİN UYGULANAMAYACAĞI azınlık görüşlerinde vurgulanmıştır.

Yazar

  • Av. Kadir Çelik

    Kadir Çelik, Hukuk Portal platformunun kurucularından olup avukatlık mesleğini ifa etmektedir. Meslek hayatına ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, İdare Hukuku ve Tazminat Hukuku gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren hukuk bürolarında başlamış olup edindiği tecrübeler ve görüşleri Hukuk Portal üzerinden diğer hukukçulara ve vatandaşlara aktarmayı hedeflemektedir. Kurucumuz, aynı zamanda Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Programı’na devam etmektedir.

    İletişim Bilgileri:
    E-posta: avcelikkadir@outlook.com
    Telefon: +90 543 407 0490

    Tüm makalelere göz atın

Bir Cevap Yazın

Hukuk Portal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin