Uygulamada, kazaya karışan araçlar hakkında sigorta şirketleri tarafından yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde “aracın onarımının ekonomik olmayacağı ve aracın trafikten çektirilerek sovtaj değerlendirilmesi yapılması gerektiği” belirtilerek araçların pertotal olduğu değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme neticesinde de araçlar perte ayrılarak araç sahipleri, sigorta şirketlerinden perte yönelik hasar ödemeleri almaktadır.
Ancak tüm bu süreçte şahıslar, araçlarından günlerce mahrum kalmaktadır. İşte bu gibi durumlarda araç sahiplerinin haklarının anlaşılabilmesi açısından işbu çalışmamızda, perte ayrılan araç hakkında araç mahrumiyet tazminatı istenip istenemeyeceği değerlendirilecektir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Ayrıca olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli, 2021/26777 esas ve 2022/11236 sayılı kararı)
Pert olan araç, özü itibarıyla kaza nedeniyle satışa konu edilmek durumunda kalmaktadır. Bu durumda kaza tarihi itibarıyla aracın satışı için aracın modeline, özelliklerine vs. göre değişmek üzere belli bir süre geçmesi gerekeceğinden, bu süre için kazaya karışan ve araçları perte ayrılan araç sahiplerinin araç mahrumiyeti tazminatı talep etme hakkı bulunmaktadır.
Nitekim duruma yönelik olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2017 tarihli, 2014/22553 esas ve 2017/4848 sayılı kararında “…davacıya ait aracın kaza nedeniyle pert olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu belirlendiğine göre, davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir aracı satın alması için geçecek makul süre belirlenerek, bu süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi…” gerektiği belirtilmektedir.
Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2016 tarihli, 2015/8515 esas ve 2016/863 sayılı kararında “…davaya konu trafik kazası 20.05.2011 tarihinde meydana geldiği gibi, asıl davacıya ait aracın kaza nedeniyle pert olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu belirlendiğine göre asıl davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir aracı satın alması için geçecek makul süre belirlenerek, bu süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, belirtilen hususta aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmadan yazılı şekilde fazla tazminata hükmedilmesi…” gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 06.06.2016 tarihli, 2016/8521 esas ve 2016/6906 sayılı; Yargıtay 20.09.2016 tarihli, 2016/6698 esas ve 2016/8016 sayılı kararı da tamamen bu yöndedir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle, karşı tarafın kusurlu olduğu kazada aracının perte ayrılması değerlendirilen araç sahiplerinin, araç perte ayrılmış olsa da araç mahrumiyet tazminatı talep edebileceği sonucuna ulaşılacaktır.

