Tıbbi müdahale hataları (malpraktis), sağlık hizmeti sunumunun doğası gereği hem hekimlerin hem de sağlık kurumlarının hukuki sorumluluğunu gündeme getiren önemli bir konudur. Devlet hastanelerinde meydana gelen tıbbi hatalar ise özel sağlık kuruluşlarından farklı olarak idarenin hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunu doğurur. Bu tür olaylarda tazminat talepleri idari yargı yoluyla, tam yargı davası şeklinde ileri sürülmektedir.
Hukuken tıbbi malpraktis davaları Anayasa, Türk Borçlar Kanunu(TBK), Türk Ceza Kanunu (TCK), Hasta Hakları Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı Mevzuatı çerçesinde değerlendirilir.
İlgili kanun maddeleri incelenirse;
Anayasa’nın 56.maddesi: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.”
Anayasa’nın 125. maddesi: “İdare, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
Türk Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür”.
Kamu sağlık kuruluşları, toplumun sağlık hizmeti ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faaliyet gösteren devlet birimleridir. Bu hizmetlerin sunumu sırasında ortaya çıkan herhangi bir aksaklık, eksiklik ya da hata, “hizmet kusuru” olarak nitelendirilir ve ilgili kamu kurumunun hukuki sorumluluğunu doğurur. Hizmet kusuru; kamu hizmetinin gereği gibi, zamanında veya özenli biçimde yerine getirilmemesi durumunda ortaya çıkar ve hastaların zarara uğraması hâlinde tazminat taleplerine zemin hazırlar.
Devlet hastanelerinde hizmet kusuru genellikle sağlık hizmetinin sunumundaki yetersizliklerden, yanlış tıbbi müdahalelerden veya hastaların yeterince bilgilendirilmemesinden kaynaklanır. Örneğin, teşhis ya da tedavi aşamasında yapılan hatalar, hastanın hatalı yönlendirilmesi ya da gerekli tıbbi müdahalenin geç yapılması gibi durumlar, kamu hastanelerinin hizmet kusurundan doğan sorumluluğuna yol açar. Bu gibi hallerde hastalar, idareye karşı tam yargı (tazminat) davası açma hakkına sahiptir.
Hizmet kusuruna dayanan tazminat istemleri idari yargı mercilerinde görülür. İdare mahkemeleri, davayı değerlendirirken idarenin kusur derecesini, zararın niteliğini ve zararla kusur arasındaki nedensellik bağını yani illiyet bağını dikkate alarak karar verir.
Kamu Sağlık Kurumu’na Karşı Açılabilecek Davalar
Maddi Tazminata İlişkin Tam Yargı Davası
Kamu sağlık kurumlarında yapılan hatalı tıbbi müdahaleler sonucu hastanın vefat veya fiziksel zarara uğraması durumunda, idari yargıda tam yargı davası açılarak maddi tazminat talep edilebilir. Bu davada, hastanın ya da yakınlarının uğradığı maddi zararlar ve kayıplar idareden tazmin edilmeyi hedefler. Maddi tazminat davaları, idare hukuku çerçevesinde, zararın idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu ilkesine dayanması durumunda açılır.
Hastanın Vefatı Halinde Talep Edilebilecek Tazminatlar:
Defin Masrafları: Vefat eden hastanın cenaze işlemleri için yapılan tüm giderler.
Tedavi Masrafları: Hastanın ölüm öncesindeki tedavi süreci içerisindeki sağlık harcamaları (ilaç, hastane yatak ücreti vb.).
Çalışmamaktan Doğan Zararlar: Hastanın mesleğini icra edememesi nedeniyle çalışamadığı süredeki gelir kaybı.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Vefat eden hastanın desteğinden mahrum kalan yakınlarının talep edebileceği tazminat çeşididir.
Hastanın Fiziki Zarara Uğraması Halinde Talep Edilebilecek Tazminatlar:
Tedavi Masrafları: Hatalı tıbbi müdahale sonucunda hastanın uğradığı tüm sağlık giderleri.
Çalışma Gücünün Kaybı: Tıbbi hata sonucu hastanın çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle yaşadığı gelir kaybı.
Ekonomik Geleceğin Sarsılması: Hastanın mesleki kariyerine devam edememesi veya iş bulmada karşılaşacağı zorluklar nedeniyle oluşan gelecekteki ekonomik kayıplar.
Bu davalarda, davacının zararının hatalı tıbbi müdahale ile doğrudan bağlantılı olduğunu ve zarar ile müdahale arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispatlaması gereklidir. Mahkemeler, zarar ile kamu hizmetinin ifası arasındaki ilişkiyi değerlendirerek, gerekli durumlarda tazminata hükmedebilir.
Manevi Tazminata İlişkin Tam Yargı Davası
Kamu sağlık kurumlarında gerçekleştirilen hatalı tıbbi müdahaleler sonucunda ortaya çıkan manevi zararlar, tam yargı davaları aracılığıyla talep edilebilir. Bu tür davalarda, hastanın veya yakınlarının yaşadığı duygusal acı, üzüntü ve manevi kayıpların giderilmesi amaçlanır. Manevi tazminat talebi için, hastanın sağlık durumunun olumsuz etkilenmiş olması yeterlidir; hastanın fiziksel veya psikolojik bir zarara uğraması manevi tazminat istemi için haklı bir gerekçe oluşturur.
Eğer hatalı tıbbi müdahale sonucunda hasta vefat etmişse, yakınları da manevi tazminat talebinde bulunabilir. Bu durumda, vefat edenin ailesinin yaşadığı üzüntü, kayıp duygusu ve psikolojik etkiler dikkate alınır. Mahkeme, olayın niteliğini ve manevi kaybın boyutunu değerlendirerek uygun bir tazminat miktarına hükmeder.
Manevi tazminat talebine dayanak oluşturabilecek durumlar şunlardır:
Yanlış teşhis veya tedavi sonucu kalıcı bir rahatsızlık oluşması: Hastanın yanlış teşhis veya hatalı tedavi nedeniyle kalıcı şekilde zarar görmesi.
Tıbbi müdahalede kusur veya ihmal: Müdahale sırasında gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle hastanın sağlık durumunun kötüleşmesi veya iyileşme sürecinin olumsuz etkilenmesi.
Hasta yakınlarının acısı: Hatalı tıbbi müdahale sonucunda hastanın yaşamını kaybetmesi durumunda, yakınlarının yaşadığı psikolojik acı ve manevi kayıplar.
Mahkeme, her olayın koşullarını ayrı ayrı değerlendirerek, manevi kaybın niteliği ve etkisine göre tazminatın miktarını belirler. Bu miktar, davacının yaşadığı manevi zararın ağırlığına göre değişiklik gösterebilir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Devlet Hastaneleri’nde meydana gelen tıbbi müdahale hatalarına karşı açılacak tam yargı davalarında görevli mahkeme idare mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise Sağlık hizmetinin ifa edildiği yer mahkemesidir.

