Türk hukukunda yapay zekâ (YZ) asistanlarının ceza sorumluluğunun olup olmadığı sorusu, mevcut yasal çerçeve ve YZ’nin hukuki statüsü göz önüne alındığında önemle ele alınması gereken, güncel ve karmaşık bir konudur. Mevcut yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlar ışığında, bir YZ asistanının doğrudan bir suçun faili olamayacağı kabul edilmektedir. Ancak, YZ’nin ürettiği içerik nedeniyle ortaya çıkabilecek hukuki sorumluluk, YZ’yi geliştiren, eğiten veya kullanan gerçek veya tüzel kişiler üzerinde yoğunlaşmaktadır.
I. Hukuki Kişilik ve Suçun Faili Olma Şartı
Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca suçun faili olabilmek için gerçek bir kişi olmak gerekmektedir. Hukuk sistemi, suç işleme ve bunun sonuçlarına katlanma yeteneğini (kusur yeteneği) yalnızca gerçek kişilere tanımıştır. Tüzel kişiler hakkında da, yalnızca kanunda açıkça belirtilen hallerde ve genellikle idari nitelikteki yaptırımlar (örneğin, güvenlik tedbirleri, idari para cezaları) uygulanabilir.
Yapay zekâ asistanları, şu anki hukuki statüleriyle ne bir gerçek kişi ne de bir tüzel kişiliktir. Dolayısıyla, Türk hukukunda bir YZ asistanının TCK’nın 125. maddesi ve devamında düzenlenen hakaret () gibi ifade suçlarını veya diğer suçları doğrudan fail olarak işlemesi mümkün değildir. YZ’nin “irade”, “kast” veya “taksir” gibi bir suçu oluşturan manevi unsurlara sahip olmadığı kabul edilir. Yargıtay kararları da, tehdit suçunun manevi unsurunun genel kasttan ibaret olduğunu ve fiilin bilerek ve istenerek işlenmesini gerektirdiğini belirtir (Yargıtay 2. CD, E. 2010/4165, K. 2011/42019, T. 20.12.2011 (); Yargıtay 4. CD, E. 2014/28565, K. 2018/18719, T. 02.11.2018 ()). YZ’nin bu tür bir kast veya iradeye sahip olmadığı açıktır.
II. Yapay Zekâ Aracılığıyla İşlenen Suçlarda Sorumluluk
Yapay zekâ asistanının ürettiği içeriğin hukuka aykırı olması durumunda, sorumluluk YZ’yi kontrol eden insan faktörüne geçer. Bu bağlamda farklı senaryolar ve sorumluluk tipleri değerlendirilmelidir:
- Doğrudan Kullanıcının Sorumluluğu:Kullanıcı, YZ asistanını bilerek ve isteyerek, bir kişiye hakaret etmek veya tehdit etmek gibi suç teşkil eden bir amaçla kullanır ve YZ bu talimat doğrultusunda içerik üretirse, suçun doğrudan faili kullanıcı olacaktır. Bu durumda YZ, suçun işlenmesinde bir araçtan ibarettir.
- Geliştirici veya Sağlayıcının Sorumluluğu:
- Kast veya Taksir:YZ sistemini geliştiren veya piyasaya süren kişi veya kurumlar, eğer sistemin potansiyel olarak suç teşkil edebilecek çıktılar üretme riskini bilmelerine rağmen gerekli önlemleri almazlarsa (örneğin, güvenlik filtreleri, uyarı sistemleri), taksirle sorumlulukları gündeme gelebilir. Nadiren de olsa, YZ’nin suç işlemek amacıyla kasten programlanması durumunda doğrudan kastla sorumlulukları doğabilir. Bu, genellikle sistemin tasarımı, eğitimi veya güvenlik açıklarının göz ardı edilmesiyle ilişkilidir.
- Müteselsil Sorumluluk:Türk Borçlar Kanunu kapsamında, YZ’nin neden olduğu zararlar nedeniyle meydana gelen haksız fiillerde, YZ’yi geliştiren veya kullanan birden fazla kişinin birlikte sorumluluğu (müteselsil sorumluluk) ortaya çıkabilir. Cezai sorumluluk kişisel olduğundan, her bir fail kendi kusuru oranında cezai yaptırımla karşı karşıya kalır.
Sonuç
Türk hukuku, mevcut haliyle yapay zekâ asistanlarını bir suçun doğrudan faili olarak kabul etmemektedir. İfade suçları gibi fiillerin işlenmesi durumunda, hukuki sorumluluk YZ’yi kullanan, programlayan veya tasarlayan gerçek kişiler üzerinde yoğunlaşır. Suçun manevi unsuru olan kast veya taksirin varlığı, sorumluluğun belirlenmesinde kritik rol oynar. Teknolojinin hızla ilerlemesi, bu alandaki hukuki boşlukların ve gri alanların giderilmesi için yeni yasal düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir.

