Türkiye’de yeni doğan bebeklere yönelik topuk kanı taraması ve zorunlu aşı uygulamaları, halk sağlığının korunması ve çocukların belirli hastalıklara karşı güvence altına alınması amacıyla yürütülen programlardır. Bu uygulamaların yasal dayanağı çeşitli kanunlar ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleridir.
Yasal Dayanak ve Uygulama
Türkiye’de zorunlu aşı programları ve yenidoğan tarama testleri (topuk kanı dahil) genel sağlık mevzuatı çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu uygulamalar, genellikle 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu gibi halk sağlığını düzenleyen kanunlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelik ve genelgelere dayanır. Örneğin, topuk kanı taraması uygulamasının kanuni temelinde Umumi Hıfzısıhha Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve ilgili genelgeler bulunmaktadır (, ). Sağlık kuruluşları ve sağlık personeli, yenidoğan temel bakım hizmetleri kapsamında topuk kanı örneği alınması ve aşı uygulamaları hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.
Yaptırımlar ve Devletin Müdahale Yetkisi
Türkiye’de genel bir yasa metninde, topuk kanı aldırmayan veya zorunlu aşıları yaptırmayan ailelere yönelik spesifik olarak belirlenmiş cezai (para cezası, hapis gibi) veya idari (sağlık hizmetlerinden mahrum bırakma, sosyal yardımları kesme gibi) bir yaptırım hükmü bulunmamaktadır.
Ancak, Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca, çocuğun menfaati, bedensel ve zihinsel gelişimi tehlikeye düştüğü takdirde hakim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alabilir (TMK m. 346) Bu önlemler arasında çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya kuruma yerleştirme (TMK m. 347) veya velayetin kaldırılması (TMK m. 348) gibi durumlar yer alabilir.
TMK Madde 346,347 ve 348 aşağıdaki gibidir:
I. Koruma önlemleri
Madde 346- Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim, çocuğun korunması için uygun önlemleri alır.
II. Çocukların yerleştirilmesi
Madde 347- Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir.
Çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunu onlardan katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana ve baba veyaçocuğun istemi üzerine hâkim aynı önlemleri alabilir.
Ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderler Devletçe karşılanır.
Nafakaya ilişkin hükümler saklıdır.
III. Velâyetin kaldırılması
1. Genel olarak
Madde 348- Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir:
1. (Değişik: 1/7/2005-5378/38 md.) Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
2. Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır.
Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.
Bu çerçevede, ebeveynlerin zorunlu aşıları yaptırmayı veya gerekli tarama testlerini (topuk kanı gibi) yaptırmayı reddetmesi, çocuğun sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atma potansiyeli taşıdığından, velayet görevini gereği gibi yerine getirememe veya çocuğa yeterli ilgiyi göstermeme olarak yorumlanabilir ve TMK hükümleri kapsamında hakimin müdahalesine yol açabilir. Aile mahkemeleri, bu gibi durumlarda çocuğun üstün menfaatini gözeterek, gerekli tıbbi müdahalelerin yapılması yönünde karar alabilir. Ebeveynlerin dini inançları veya felsefi düşünceleri, devletin çocukların hayatını ve sağlığını koruma yükümlülüğü karşısında sınırlanabilir.
Sonuç
Topuk kanı, yeni doğan bebeklerden doğumdan sonraki ilk 48-72 saat içinde alınan bir numune olup birçok genetik ve metabolik hastalığın erken teşhisinde hayati öneme sahiptir. Bu test sayesinde, fenilketonüri, hipotiroidi, kistik fibrozis ve biyotinidaz eksikliği gibi hastalıklar erken dönemde tespit edilebilir. Bu hastalıkların erken teşhisi, bebeğin ileriki yaşamında karşılaşabileceği ciddi sağlık sorunlarının önlenmesini sağlar ve tedavinin zamanında başlanmasına olanak tanır. Özellikle, tedavi edilmeyen fenilketonüri zihinsel geriliğe neden olabilirken, hipotiroidi büyüme ve gelişme geriliği yaratabilir. Bu nedenle, topuk kanı testi bebeklerin sağlıklı bir şekilde büyümesi için kritik bir adımdır.Topuk kanı uygulaması bebeğin sağlığı ve halk sağlığı açısından oldukça önemlidir. Topuk kanı uygulaması ile önlenebilecek hastalıklar tespit edilip ona yönelik tedavinin anında uygulanması ile bebeğin sağlığı korunmaktadır.Doğrudan ebeveynlere yönelik cezai veya idari para cezası gibi yaptırımlar kanunda açıkça düzenlenmemiş olsa da, topuk kanı aldırmayan veya zorunlu aşıları yaptırmayan ailelere karşı, çocuğun sağlığının tehlikede olduğu gerekçesiyle Türk Medeni Kanunu’nun velayete ilişkin koruyucu hükümlerine dayanarak yargı yoluyla müdahalede bulunulması mümkündür. Aile mahkemeleri, duruma göre gerekli tıbbi işlemlerin yapılmasına karar verebilir veya daha ileri koruma önlemleri alabilir.

