Komplikasyon, tıbbi uygulamaya ilişkin olarak öngörülemeyen, öngörülse dahi önlenemeyen durumdur; istenmeyen sonuç olarak da nitelendirildiği görülebilmektedir. Doktorun tıbben genel kabul gören uygulamaları gerçekleştirmiş olmasıyla birlikte, süreç içerisinde gerekli tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen ortaya çıkan istenmeyen sonuçlar “komplikasyon” olarak nitelendirilir ve bu tip istenmeyen sonuçlar, tüm şartların sağlanması halinde sorumluluğu ortadan kaldırır. Çünkü bu halde, ortada bir kusurun varlığından söz edilmesi mümkün değildir.
Hasta Hakları Yönetmeliğinin 15. Maddesine Göre: “Hastaya; a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Malpraktis, diğer adıyla tıbbi uygulama hatasıdır. Bilgi, beceri ve deneyim eksikliği nedeniyle tıp biliminin standartlarına ve tecrübelerine göre gerekli özen ve dikkatin gösterilmemiş olması sonucunda hastada zararın meydana gelmesi halidir. Devlet hastanelerinde hatalı tıbbi uygulamalar, kusur sorumluluğu kapsamında hizmet kusuru ilkesinin kavramsal çerçevesi içerisinde değerlendirilir. Özel hastane ve özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştiği öne sürülen malpraktis olaylarında ise, kusur hususu her somut olayın özelliklerine göre hasta kabul sözleşmesi, vekalet sözleşmesi ve eser sözleşmesine aykırılık çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulur.
Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının “Hekimliğin Kötü Uygulanması(Malpraktis)” Başlıklı 13. Maddesine Göre: “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi ‘hekimliğin kötü uygulaması’ anlamına gelir.”
Komplikasyon ve malpraktisi ayıran en büyük fark malpraktiste bir doktor hatasının varlığının olmasıdır, bu açıdan sonuca değil hatanın var olup olmadığına bakılması gereklidir. Eğer ortada doktorun bir hatası mevcut ise bu malpraktis olur, eğer ortada doktorun bir hata yoksa ama yine de istenmeyen bir sonuç ortaya çıkmışsa burada komplikasyon var demektir.
Danıştay 15. Daire Başkanlığı 2015/6119 E., 2015/5733 K. sayılı kararı
…
… Hatalı Tıbbi Uygulama (Malpraktis); Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. maddesinde, tıbbi hata tanımlanmaktadır. Tıp biliminin standartlarına ve tecrübelere göre gerekli olan özenin bulunmadığı ve bu nedenle de olaya uygun gözükmeyen her türlü hekim müdahalesi uygulama hatası (malpraktis) olarak anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle, hastanın tanı ve tedavisi sırasında standart uygulamanın yapılmaması, bilgi ve beceri eksikliği, hastaya uygun tedavi uygulanmaması; tıbbi hata olarak tanımlanabilir. Bu noktada hatalı tıbbi uygulama sonucu doğacak sorumluluk ” kusura dayalı genel sorumluluk”tur. Hekimin hukuksal sorumluluğu bakımından ölçü; tecrübeli bir uzman hekim standardıdır. Hekim, objektif olarak olayların normal gelişimine ve subjektif olarak da kendi kişisel tecrübesine, kişisel yeteneğine, bireysel mesleki bilgisine, eğitiminin nitelik ve derecesine göre, hastanın sağlığında bir zarar gelmesini önceden görebilecek durumda olmalıdır. Komplikasyon ise, tıbbi girişim sırasında öngörülmeyen, öngörülse bile önlenemeyen durum, istenmeyen sonuçtur; ancak bunun bilgi ve beceri eksikliği sonucu olmaması gerekir. Bu tanıma göre, hekimin tıbben kabul ettiği normal risk ve sapmalar çerçevesinde davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen ortaya çıkan istenmeyen sonuçlardan yasal olarak sorumlu olmayacağı belirtilmektedir. Hasta tıbbi uygulama sırasında ve sonrasında kusur olmadan da oluşabilecek istenmeyen sonuçları, komplikasyonları bilirse ve uygulamaya onay verirse tıbbi müdahale hukuka uygun olur. Hastada oluşan zararlı sonuç öngörülemiyor ve önlenemiyorsa veya öngörülebilse bile (hastanın yeterince aydınlatılmış, onayı alınmış olması ve uygulamada kusur olmaması şartı ile) önlenemiyorsa bu durumun komplikasyon olarak kabulü gerekmektedir. Yine bu noktada, tıbbi standartlardan sapılmaması, mesleki tecrübe kurallarına riayet edilmiş olması gereklidir. şeklindedir.

