Öncelikle aydınlatılmış onamı açıklamamız gerekirse; aydınlatılmış onam: Doktorun, hastayı hastalık ve tedavi süreci ile bunların olası etkilerine dair hastanın kendisi tarafından anlaşılabilecek bir şekilde aydınlatması ve tedavi sürecine ilişkin olarak bu şartlar dahilinde hastanın onayını alması anlamına gelmektedir. Hastanın sağlık durumuna ilişkin olarak gerçekleştirilecek olan her türlü tıbbi müdahale ve girişim, hastanın özgür iradesi ile vereceği aydınlatılmış onam ile mümkün olabilmektedir. Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 26. Maddesi’nde aydınlatılmış onam kavramı açıklanmaktadır. İlgili madde ;
Hekim hastasını, hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı ve süresi, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, verilen ilaçların kullanılışı ve olası yan etkileri, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve riskleri konularında aydınlatır. Yapılacak aydınlatma hastanın kültürel, toplumsal ve ruhsal durumuna özen gösteren bir uygunlukta olmalıdır. Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir. Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler. Sağlıkla ilgili her türlü girişim, kişinin özgür ve aydınlatılmış onamı ile yapılabilir. Alınan onam, baskı, tehdit, eksik aydınlatma ya da kandırma yoluyla alındıysa geçersizdir. Acil durumlar ile, hastanın reşit olmaması veya bilincinin kapalı olduğu ya da karar veremeyeceği durumlarda yasal temsilcisinin izni alınır. Hekim temsilcinin izin vermemesinin kötü niyete dayandığını düşünüyor ve bu durum hastanın yaşamını tehdit ediyorsa, durum adli mercilere bildirilerek izin alınmalıdır. Bunun mümkün olmaması durumunda, hekim başka bir meslektaşına danışmaya çalışır ya da yalnızca yaşamı kurtarmaya yönelik girişimlerde bulunur. Acil durumlarda müdahale etmek hekimin takdirindedir. Tedavisi yasalarla zorunlu kılınan hastalıklar toplum sağlığını tehdit ettiği için hasta veya yasal temsilcisinin aydınlatılmış onamı alınmasa da gerekli tedavi yapılır. Hasta vermiş olduğu aydınlatılmış onamı dilediği zaman geri alabilir.” şeklindedir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/23372 E., 2019/12469 K. sayılı kararında bu durum: “Ne var ki; ortaya çıkan hasarın komplikasyon olması aydınlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hastanın komplikasyonlar hakkında bilgilendirilmesi aydınlatma yükümlülüğünün bir gereğidir.” şeklinde ifade edilerek aydınlatılmış onamın hastalık ve tedavi sürecine ilişkin bilgilendirmeyi kapsadığı gibi komplikasyonlara ilişkin olarak da hastayı bilgilendirmeyi kapsadığı görülmektedir.
Her halde aydınlatılmış onam alınması mümkün olmayabileceği gibi, kamu yararı açısından aleyhe sonuçların doğacağının öngörülmesi halinde aydınlatılmış onamın alınamadığı haller de mevcuttur. Bu nedenle aydınlatılmış onam alınması kural olmakla birlikte, bu kuralın istisnaları da mevcuttur.
- Acil Durumlar ve Hayati Tehlike
- Hastanın bilinci kapalı olduğu, rıza alınmasının mümkün olmadığı ve tıbbi müdahalenin gecikmesinin hayati tehlikeye ya da organ kaybına yol açabileceği acil durumlarda, hastanın veya kanuni temsilcisinin rızası aranmaksızın müdahale yapılabilir. Bu tür durumlarda, tıbbi müdahale zaruri ise ve beklemek hastanın sağlığını daha da tehlikeye sokacaksa, hekimin müdahale yetkisi vardır.
- Müdahale sonrasında, hastanın yakını veya kanuni temsilcisi bilgilendirilir; hasta bilinci açıldığında, sonraki tıbbi işlemler için rıza alınır (Hasta Hakları Yönetmeliği, Madde 24 ve Madde 31, , ).
- Hastanın İfade Yeteneği Olmadığı Haller
- Hasta küçük veya vesayet altındaysa ve velisi ile vasisine ulaşılamıyor ya da hastanın ifade gücü yoksa, beklenmesi hastaya zarar verecekse onam olmaksızın müdahale yapılabilir .
- Özellikle tekrarlayan, bilinç kaybı yaşanan hastalıklarda, hastadan yeterliyken genel bir onam alınması ve bu onam doğrultusunda müdahale yapılması gerekebilir.
- Müdahalenin Genişletilmesi Gerekli Zorunlu Haller
- Zorunlu ve öngörülemeyen bir tıbbi zaruret nedeniyle, hali hazırda yapılan müdahalenin derhal genişletilmesi gerekiyorsa ve hastadan veya temsilcisinden tekrar onam alma imkânı yoksa, hekimin müdahaleyi genişletme yetkisi vardır.
- Kanunlarda Yazılı Mecburi Durumlar
- Kanunda açıkça öngörülen ve rıza aranmayan hallerde (ör. adlî vakalarda hâkim/savcı kararı ile yapılan müdahale, bulaşıcı hastalıklar sebebiyle toplum sağlığının korunması için zorunlu tıbbi işlemler) de onam aranmadan müdahale yapılabilir.
- Evde Sağlık Hizmeti ve Ulaşılamayan Kanuni Temsilci
- Evde sağlık hizmetinde, kişinin bilincinin kapalı olması, kanuni temsilciye ulaşılamaması, aciliyet veya telafisi güç zararın doğabilecek olması gibi hallerde de, ekip tarafından doğrudan tıbbi tedbir alınabilir.
Acil ve hayati tehlike durumları, hastanın onam veremeyecek halde olması, yetki sahibi kişinin bulunamaması ve kanunda açıkça öngörülen bazı özel hallerde aydınlatılmış onam aranmadan tıbbi müdahale yapılması hukuken mümkündür. Ancak her durumda, mümkün olan en kısa sürede hastanın yakını/kanuni temsilcisi bilgilendirilmeli ve sürecin gerekçesi kayıt altına alınmalıdır.

