Ceza muhakemesi hukukunda dijital delil kavramını temsil eden akıllı telefon ve parmak izi görseli

CEZA MUHAKEMESİ HUKUKUNDA DİJİTAL DELİL NEDİR?

Ceza muhakemesi hukukunda delil serbestisi ilkesinin benimsendiği, bu ilke gereği her türlü ispat aracının delil kabul edilebileceği açıktır. Bu noktada dijital delil kavramının anlaşılabilmesi için öncelikle dijital kavramının izahında yarar görmekteyiz. Dijital kelimesi Latince kökenli sayı saymak için kullanılan digitus kelimesinden türemiştir ve ikili sayma sistemi olan sıfır ve birlerden oluşmaktadır.[1]

Dijital deliller; öğretide Henkoğlu tarafında adli bilişimle ilgili bir çalışma esnasında, bilişim sistemleri (bilgisayarlar, mobil telefon, dijital fotoğraf makineleri, dijital videolar, dijital faks makineleri vb.) ve bu kapsamdaki depolama aygıtları üzerinden elde edilen adli delil şeklinde tanımlanmıştır.[2]

Yine öğretide Arslan tarafından dijital delil kavramı elektronik delil kavramıyla eş görülmekle birlikte iddia edilen bir fiilin ispatında kullanılmak istenen veya kullanılan; elektronik ortamda oluşan/ oluşturulan, değiştirilen, iletilen veya saklanan veri, kayıt ve belgeler tanımlanmaktadır.[3]

Dijital delil kavramına ilişkin olarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararında[4]…maddi gerçeğe ulaşılmasında kullanılan araç delillerdir. Ceza Muhakemesi Kanununun “Delilleri takdir yetkisi” başlıklı 217. maddesinin ikinci fıkrasındaki; “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” şeklindeki hükümle, ceza muhakemesinde kullanılacak delillerin hukuka uygun bir şekilde elde edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş ve “delillerin serbestliği” ilkesine de vurgu yapılmıştır. Buna göre, hukuka uygun olmak kaydıyla, her türlü delil ispat aracı olarak kullanılabilir. Bu bakımdan maddi gerçeğe ulaştıracak delilin fiziki ya da elektronik olması önem arz etmemektedir…” şeklinde açıklama yapılarak delil serbestliği ilkesi, delillerin birbirine üstünlüğünün bulunmadığı ve dijital delillerin elektronik ortamdan elde edildiği hususu vurgulanmıştır.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun istikrarlı içtihatlarında[5]…Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma CMK’nın 134. maddesinde düzenlenmiş olup CMK’nın 116 ve 123. maddeleri arasında yer alan arama koruma tedbirinin özel bir görünümünü oluşturmaktadır. CD, DVD, flash bellek, disket, harici ve dahili harddisk, bilgisayar özelliği içeren noktaları bakımından akıllı telefon ve benzerlerinden elde edilen ve tamamı “dijital delil” olarak adlandırılan, suistimale müsait olan verilerin; sıhhatini ve güvenliğini sağlamak amacıyla ve bireyin özel hayatına, kişisel verilerine yönelik olumsuz tesirleri göz önünde tutularak “özel koşullara bağlı” bir koruma tedbiri olması nedeniyle, genel adli aramadan ayrıksı ve istisnai olarak ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir…” şeklinde açıklama ile dijital deliller kavramına yönelik olarak açıklama yapılırken ilgili delillerin suistimale müsait olduğu ve bu nedenle diğer delillere nazaran güvenilirliğinin sağlanabilmesi için ayrıksı ve istisnai mevzuat hükümlerinin bulunduğu değerlendirilmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin bir kararında da[6] ”…
Dijital delillerin yapısı gereği manipülasyona açık olduğu bilinmektedir. Diğer delil türlerine göre özellik arz eden bazı yönleri olmakla birlikte dijital deliller de sonuçta, deliller hiyerarşisinin kabul edilmediği, delil serbestisinin benimsendiği ceza muhakemesi sistemimizde bir ispat aracıdır. İspat aracı olan delilin değerlendirilmesinde, ceza muhakemesi hukukunda bir delil için öngörülen nitelikleri taşıyıp taşımadığı nazara alınıp, genel olarak; somut olayın özellikleri, yüklenen suçun işleniş biçimi, dosyadaki diğer deliller gibi hususlar gözetilip, özel olarak da; delilin temsil ettiği olayın niteliği, ele geçiriliş yeri, şekli ve zamanı, bu delilin sair karakteristik özellikleri gibi hususlar göz önünde bulundurulmalıdır…” şeklinde açıklama ile dijital deliller kavramı izah edilirken diğer delillere nazaran kavram daha çok diğer delillere nazaran manipülasyona daha açık olması özelliğiyle tanımlanmıştır. Tüm bu Yargıtay kararlarından yüksek mahkemenin özellikle dijital delillere diğer delillere nazaran daha ihtiyatlı yaklaşılması gereken bir delil biçimi olarak benimsediği anlaşılmaktadır.

Kanaatimizce dijital delil kavramını ceza muhakemesinin amacı olan maddi gerçeğe ulaşma hususunda ispat aracı olarak kullanılabilecek ve elekrtonik ortamda saklanan veya iletilen bilgiler ve veriler olarak izah etmek mümkündür. Bu bağlamda değerlendirildiğinde dijital delil kavramının da ceza muhakemesinin amacı olan maddi gerçeğin açığa çıkmasında bilişim sistemi ve elektronik cihazlar içerisinde yer alan ispat araçlarının dijital delilin konusunu oluşturacağı sonucuna ulaşılacaktır.

Yani başka bir anlatımla dijital delil, bilişim sistemlerinin veya veri kaydetme özelliğine sahip elektronik cihazların içerisinde yer alan ve suçun aydınlatılmasında önemli rol oynayacak verilerdir.[7]

[1]EREN, Muhammet Ali; Dijital Deliller ve Delil Yasakları, Hacettepe Üniversitesi Adli Bilimler Doktora Tezi, s.4, Ankara, 2023.

[2]HENKOĞLU, Türkay; Adli Bilişim Dijital Delillerin Elde Edilmesi ve Analizi (2. Baskı, Pusula Yayıncılık, 2014) s.5.

[3]ARLSAN, Çetin; Dijital Delil ve İletişimin Denetlenmesi, Ceza Hukuku ve Krimonoloji Dergisi, C:3, S:2, 2015, s. 255.

[4]Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarihli, 2017-16-956-1 esas ve 2017/370 sayılı kararı https://mevzuat.sinerjias.com.tr/, Erişim Tarihi: 07.04.2025

[5] Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.02.2020 tarihli, 2016/544 esas ve 2020/127 sayılı; 04.02.2020 tarihli, 2019/286 esas ve 2020/52 sayılı kararları. https://mevzuat.sinerjias.com.tr/, Erişim Tarihi: 07.04.2025

[6] Yarıgtay 9. Ceza Dairesi’nin 09.10.2013 tarihli, 2013/9110 esas ve 2013/12351 sayılı kararı. https://mevzuat.sinerjias.com.tr/, Erişim Tarihi: 07.04.2025

[7] GÜREL, Begüm- MENGİLLİ, İpek; Dijital Delil Kavramı ve Yargılamadaki Yeri, Leges Hukuk Dergisi, Temmuz-Ağustos-Eylül 2021, S:139-140-141, s.82.

Yazar

  • Av. Kadir Çelik

    Kadir Çelik, Hukuk Portal platformunun kurucularından olup avukatlık mesleğini ifa etmektedir. Meslek hayatına ağırlıklı olarak Ceza Hukuku, İdare Hukuku ve Tazminat Hukuku gibi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren hukuk bürolarında başlamış olup edindiği tecrübeler ve görüşleri Hukuk Portal üzerinden diğer hukukçulara ve vatandaşlara aktarmayı hedeflemektedir. Kurucumuz, aynı zamanda Çankaya Üniversitesi Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Programı’na devam etmektedir.

    İletişim Bilgileri:
    E-posta: avcelikkadir@outlook.com
    Telefon: +90 543 407 0490



    Tüm makalelere göz atın


Bir Cevap Yazın

Hukuk Portal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin