ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU REHBERİ: HAK ARAYIŞINDA “SON KALE”
2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğiyle hayatımıza giren ‘’bireysel başvuru’’ 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Bu yol kanun olağanüstü kanun yolu olmakla birlikte Anayasa Mahkemesi de bir temyiz mercii değildir. Bireysel başvuru, başvurucunun ancak olağan kanun yollarını tükettikten sonra başvurulabilen, kamu gücü tarafından bazen ihmalen bazen de icrai hareketle ihlal edilen temel hak ve hürriyetlerini koruma altına alma yolu olarak özetlenebilmektedir.
Bireysel Başvuru Tam Olarak Neyi İnceler?
Birçok vatandaş, Anayasa Mahkemesinin dosyayı baştan sona yeniden inceleyeceğini, tanıkları tekrar dinleyeceğini düşünür. Ancak durum böyle değildir. Anayasa Mahkemesi yerel mahkemenin delil takdirine veya hukuku yorumlama şekline (eğer ki yargılamada bariz bir keyfilik yoksa) müdahale edememektedir. Bu bakımdan Anayasa Mahkemesinin yaptığı inceleme hükmün kesinleşmesini engelleyici yahut ilk, ikinci ve üst derece mahkemelerinde var olan yargılamayı devam ettirme yetkisine sahip değildir. Anayasa Mahkemesinin önüne gelen bir dosyanın esasını inceleyebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia olunan hakkın, “ortak koruma alanı”ndaki haklardan olması gereklidir. Yani hem Anayasa hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında korunan haklar yönünden ihlal iddiası olmalıdır. Aslında AYM şu temel soruyu sorar: “Bu yargılama sürecinde veya idari işlemde, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile korunan temel bir hak ihlal edildi mi?”
Korunan temel haklar ise şöyledir;
- Yaşam Hakkı (AİHS Madde 2): Kişinin yaşam hakkı ve maddi- manevi varlığı sözleşme kapsamında koruma altına alınmış olup bireysel başvuruya konu edilebilecek haklardan birisidir.
- İşkence ve Kötü Muamele Yasağı (AİHS Madde 3) : Kişinin işkence yahut eziyet görmesi insan onuruyla bağdaştırılamaz. Bu hak da sözleşme kapsamında koruma altına alınıp bireysel başvuruya konu edilebilecek haklardan birisidir.
- Kölelik ve Zorla Çalıştırma Yasağı (AİHS Madde 4): Kişi bir başkasının altında zorla bir iş yapmaya zorlanması ve bu kapsamda çalıştırılması insan haklarına aykırı olup, bireysel başvuruya konu edilebilecek haklardan birisidir.
- Özgürlük ve Güvenlik Hakkı (AİHS Madde 5): Kişinin güvenliği ve özgürlüğü hakkı sözleşme kapsamında güvence altına alınmış olup, bireysel başvuruya konu edilebilecek haklardan birisidir.
- Adil Yargılanma Hakkı (AİHS Madde 6): Tüm bu haklar kapsamında, çerçevesi en geniş haktır. Bu hak kapsamında kalan birçok hak bulunmaktadır. Kanunilik ilkesi, gerekçeli karar hakkı, masumiyet karinesi, kanuni hakim güvencesi, makul sürede yargılanma hakkı gibi birçok hak bu hak kapsamında düzenlenmektedir. Bu bakımdan adil yargılanma hakkı da bireysel başvuruya konu edilebilmektedir.
- Düşünce, Vicdan ve Din Özgürlüğü (AİHS Madde 9): Herkes vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Ayrıca herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep vb. sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Bu hakları ihlal edilen kişi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir.
- Ayrımcılık Yasağı (AİHS Madde 14): Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokoller ile güvence altına alınan bir hak ayrımcılık sebebiyle ihlal edilirse bu ihlaller bireysel başvuru konusu yapılabilir.
- Evlenme ve Aile Kurma Hakkı (AİHS Madde 12): Herkes kanunlara göre evlenme ve aile kurma hakkına sahiptir. Kişi bu hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunabilecektir.
- Etkili Başvuru Hakkı (AİHS Madde 13): Anayasal güvence altındaki hak arama hürriyeti uyarınca herkes, yargı mercileri önünde iddia ve savunma yapma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hak ve özgürlükleri ihlal edilenlerin, yetkili makamlara gecikmeksizin erişim sağlama hakkı saklıdır. Bu hakların ihlali durumunda, ilgili kişiler doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunma imkanına sahiptir.
- Eğitim ve Öğrenim Hakkı (AİHS Ek 1 Nolu Protokol Madde 2): Herkesin eğitim ve öğrenim hakkı mevcuttur. Kamu otoritesinin eğitim alanındaki görevlerini yerine getirirken, bireylerin ve ailelerin dini inanç ile felsefi kanaatlerine saygı gösterme mükellefiyeti bulunur. Bu anayasal ödevin ihlal edilmesi ve eğitim hakkının zedelenmesi halinde, hak sahipleri nihai bir koruma mekanizması olarak Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilirler.”
- İfade Özgürlüğü (AİHS Madde 9): Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında herkes; fikirlerini görsel, işitsel veya yazılı mecralar aracılığıyla serbestçe paylaşma hakkına sahiptir. Hiç kimsenin düşüncelerini beyan etmeye zorlanamayacağı ilkesi, bu hakkın temelini oluşturur. Söz konusu özgürlüklerin müdahale ile karşılaşması durumunda, hak sahipleri Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru mekanizmasını işletebilirler.
- Dernek ve Toplantı Kurma Hakkı (AİHS Madde 11): Herkes izin almaksızın dernek kurma ve derneğe üye olma hakkına sahiptir. Yine herkes önceden izin almadan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Bu haklarının ihlal edildiğini düşünen kimse Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir.
- Mülkiyet Hakkı (AİHS Ek 1 Nolu Protokol Madde 1): Herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu haklarının ihlal edildiğini düşünen kişi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir.
- Seçme ve Seçilme Özgürlüğü (AİHS Ek 1 Nolu Protokol Madde 3): Herkes özgür iradesine hiç bir baskı ve zorlamaya uğramadan ortaya koyarak oy kullanma ve seçilme hakkını kullanabilir. Bu haklarının ihlal edildiğini düşünen kimse Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunabilir.
- Suç ve Cezaların Kanuniliği (AİHS Madde 7): Hiç kimse işlediği zamanda kanun tarafından suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Bu hususlarda karşılaşılan ihlaller bireysel başvuru konusu yapılabilir.
- Özel Yaşama ve Aile Yaşamına, Konut ve Haberleşme Özgürlüğüne Saygı (AİHS Madde 8): Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Hiç kimsenin özel hayatı ve aile yaşamının gizliliği ihlal edilebilir değildir. Buna ek olarak herkes haberleşme hürriyetine sahip olup, haberleşmenin gizliliği esastır. Bu haklarının ihlal edildiğini düşünen kişi, bu durumu bireysel başvuru konusu yapabilir.
Bu haklara ek olarak 1 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla AİHS 7 No’lu protokol de ülkemizce onaylanmış ve bazı yeni haklar koruma kapsamına alınmıştır. Bunlar;
- Yabancıların Sınır Dışı Edilmesine İlişkin Usuli Güvenceleri Ve Hakları (Madde 1): Bir yabancının, ancak yasaya uygun bir kararla ve kendini savunma, durumunu inceletme hakkı tanınarak sınır dışı edilebileceğini hükme bağlar. Bu hakkının ihlal edildiğini düşünen kimse bireysel başvuru yapabilecektir.
- Cezai Konularda Temyiz Hakkı (Madde 2): Mahkum edilen herkesin, mahkumiyet ya da hükmün üst bir mahkeme tarafından tetkik edilmesini isteme hakkıdır. Bu hakkının ihlal edildiğini düşünen kimse bireysel başvuru yapabilecektir.
- Haksız Mahkumiyet Halinde Tazminat Hakkı (Madde 3): Bu hak kapsamında, kesinleşmiş bir mahkumiyetin yeni bir olguyla bozulması ve mahkumiyetin haksız olduğunun anlaşılması durumunda, kişinin uğradığı zararın tazmin edilmesini güvence altına alır. Bu durumu yaşayan kişiler, bireysel başvuru yapabilecektir.
- Aynı Suçtan İki Kez Yargılanmama Ve Cezalandırılmama Hakkı: Kişi daha önce kesin bir hükümle beraat ettiği veya mahkum olduğu bir fiilden dolayı yeniden yargılanamaz. Bu hakkın ihlal edildiğini düşünen kimse bireysel başvuruda bulunabilecektir.
- Eşler Arasında Eşitlik (Madde 5): Eşlerin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesi durumunda, medeni hukuk hak ve sorumlulukları bakımından eşittir. Burada düzenlenen eşitliğini gözetilmemesi halinde eşler, bu durumu bireysel başvuruya konu edebileceklerdir.
Süreç Nasıl İşler? Başvuru Adımları Nelerdir?
Başvuru süreci bir dizi teknik inceleme ve prosedürden oluşmaktadır; Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvurular, 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesi ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 59. maddesinde öngörülen formel şartlara tabidir. Formun tanzimi, başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle reddedilmemesi için yüksek derecede hukuki özen gerektirir. Form usulüne uygun şekilde doldurulduktan sonra posta yoluyla, adliyelerden yahut Anayasa Mahkemesine fiziki şekilde teslim edilmek yoluyla belirlenen harçlar ödenerek bireysel başvuru yapılır. (Bu aşamada özellikle belirtmek gerekir ki, başvuru harçlarını ödeme noktasında maddi yetersizlik yaşayan başvurucular, bireysel başvuru formunda adli yardım talebinde bulunabilmekte ve mahkeme tarafından adli yardım taleplerinin kabul edilmesi halinde bireysel başvuru harcı ödemekten muaf tutulabilmektedirler.)
Anayasa Mahkemesinin Başvuruyu İnceleme Ve Karar Aşamaları
- Kabul Edilebilirlik Denetimine İlişkin Kararlar
Esas incelemesine geçilmeden önce, başvurunun 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük hükümlerinde öngörülen formel şartları taşıyıp taşımadığı denetlenir. Söz konusu başvuru eğer son derece mahkemesinin kararının tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içinde yapılmışsa yani zaman bakımından yetki şartını taşıyorsa, kişi bakımından yetki şartını taşıyorsa yani başvurucu mağdur olan kişi ise ve başvuru AİHS Ve Anayasa tarafından ve yukarıda belirtilen ortak koruma alanında yer alan haklar adına yapılmış, olağan kanun yollarının tüketilmiş ise yani konu bakımından yetki şartlarını da taşıyorsa ‘’Kabul Edilebilirlik’’ kararı verilmesi öngörülmektedir. Bu karar, dosyanın esasına girilmesine imkan tanıyan bir “eşik” kararıdır.‘’Kabul Edilemezlik’’ kararı ise Mahkeme’nin istatistiksel olarak en sık tesis ettiği karar türüdür. Başvurunun; “açıkça dayanaktan yoksun olması”, “anayasal önemi haiz olmaması” veya “iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması” gibi gerekçelerle esasına girilmediği durumlarda verilir. Kabul edilemezlik kararları kesin nitelikte olup, herhangi bir kanun yoluna tabi değildir.
- Esas Hakkında Yapılan İnceleme Ve Esas Hakkında Verilen Kararlar
Kabul edilebilir bulunan başvurular, Anayasa’nın ilgili maddeleri ve AİHS standartları ışığında maddi hukuk denetimine tabi tutulur. İhlal Kararı: Kamu gücünün işlem, eylem veya ihmali neticesinde başvurucunun temel haklarının zedelendiğinin tespit edildiği karardır. AYM, bu aşamada sadece ihlali tespit etmekle kalmaz; Anayasa’nın 67. maddesi uyarınca ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik yöntemi de tayin eder. İhlal Bulunmadığına Dair Karar: Yapılan esastan inceleme neticesinde, müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu, meşru bir amaç taşıdığı ve demokratik toplum düzeninde ölçülü olduğu sonucuna varılırsa, hak ihlali olmadığına hükmedilir.
- İhlalin Sonuçlarının Giderilmesine Yönelik Kararlar
Anayasa Mahkemesi bir “tespit mahkemesi” olmanın ötesinde, ihlalin sonuçlarını rücu ettirici bir fonksiyona sahiptir. Yeniden Yargılama Kararı: İhlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için en etkili yol “eski hale getirme” ilkesidir. Anayasa Mahkemesi, dosyayı ilgili mahkemeye göndererek ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yargılama yapılmasını emreder. Bu durumda, derece mahkemesinin takdir yetkisi, Anayasa Mahkemesinin ihlal tespitiyle sınırlandırılmış durumdadır. Yani Anayasa Mahkemesi bu noktada mahkemece verilen kararı kendi başına değiştirme yahut bozma yetkisine sahip değildir. Tazminat Kararı: İhlalin tespiti, ihlal sonuçlarını ortadan kaldırmaya yetmiyorsa veya yeniden yargılama yapılması hukuken mümkün ya da anlamlı değilse, Mahkeme başvurucu lehine makul bir maddi ve/veya manevi tazminata hükmeder. Pilot Karar Uygulaması: İhlalin münferit bir olaydan ziyade yapısal bir sorundan veya kanun hükmünden kaynaklandığı durumlarda tesis edilir. AYM, benzer başvuruları durdurarak yasama veya yürütme organına sorunun çözümü için genel nitelikli tedbirler alması yönünde bir “pilot karar” verir.
- Usuli Nitelikteki Diğer Kararlar
Düşme Kararı: Başvurucunun davadan feragat etmesi, tüzel kişiliğin sona ermesi veya başvurucunun takipsizliği durumunda, dosyanın incelenmesine devam edilmesinde bir kamu yararı görülmezse davanın düşmesine karar verilir. Pilot Karar ve İlke Kararları: Mahkeme, içtihat birliğini sağlamak veya benzer mahiyetteki binlerce başvurunun önüne geçmek adına “ilke” belirleyici kararlar tesis edebilir.
ÖZETLE;
Temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edilmesi durumunda başvurulacak en üst iç hukuk yolu olan Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru mekanizması, vatandaşlar için hayati bir hak arama hürriyetidir. Bu rehberde; mülkiyet hakkından adil yargılanmaya, ifade özgürlüğünden eğitim hakkına kadar anayasal güvence altındaki haklarınızın ihlali halinde izlemeniz gereken stratejik adımları bulacaksınız. Bu önemli sürecin geri dönülemez olması ve olası hak kayıplarına sebebiyet verilmemesi adına mutlaka uzman bir avukatla çalışılması ve sürecin birlikte yürütülmesi oldukça mühimdir. AV. EKREM BÜLENT BİŞER

