Tahliye davalarında ihtiyacın ispatı aşamasında; konut gereksinimin varlığını gösteren en önemli durumların başında edinen veya yakınlarının kirada oturuyor olması gelir (Burcuoğlu, Yargıtay Kararları Işığında 6570 sayılı Yasa’ya Göre Kiracının Tahliye Edilmesi, s. 357; Tandoğan, Özel Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri: Kira ve Ödünç Verme (Ariyet, Karz) Sözleşmeleri, Cilt: I/2, 4. Tıpkı Basım, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2008 . s.245-246).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 23.01.2019 tarihli, 2018/7751 esas ve 2019/493 sayılı kararında “…ihtiyaçlının kirada oturduğuna ilişkin akit dosya arasında bulunmaktadır. Konut nedenine dayalı tahliye davalarında KİRADA OTURAN İHTİYAÇLININ KİRADA OTURMASI İHTİYACIN VARLIĞININ BAŞLICA KANITIDIR…” şeklinde hüküm tesis edilerek diğer tüm delillerden bağımsız şekilde ihtiyaçlının kirada oturması davanın kabulüne karar verilmesi açısından yeterli görülmüştür (Yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 07.03.2018 tarihli, 2018/1050 esas ve 2018/2136 sayılı; 6. Hukuk Dairesi’nin 13.10.2014 tarihli, 2014/9523 esas ve 2014/10948 sayılı; 24.06.20214 tarihli, 2014/6610 esas ve 2014/8287 sayılı kararları da tamamen bu yöndedir)
Tüm bu açıklanan nedenlerle, kiraya verenin kendisinin de kirada oturmasının gereksinim oluşturduğu, durumun tüm yargı kararları ve doktrin kapsamında da kabul edildiği sonucuna ulaşılacaktır.

