Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (VUK m.229). Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 373).
TTK m. 21 uyarınca; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2018 tarihli, 2017/1445 esas ve 2018/1438 sayılı kararı). Başka bir anlatımla, sekiz günlük sürede itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2022 tarihli, 2020/850 esas ve 2022/305 sayılı kararı).
Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2018 tarihli, 2017/128 esas ve 2018/716 sayılı kararında “…davacı tarafça düzenlenen 16.05.2014 tarihli fatura davalıya tebliğ edilmiş 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21/II. maddesine göre 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden içeriği kesinleşmiştir. Bu halde takip faturaya dayalı olduğu ve içeriği itirazsız kesinleştiğinden alacak likid ve borçlu itirazında haksız olup, İcra İflas Kanunu’nun 67/II. maddesinde düzenlenen davacı yararına icra inkâr tazminatı koşulları oluşmuştur…” şeklinde tespitler yapılarak içeriğe itiraz edilmeyen faturaya dayalı takipte itirazın iptaline karar verilmesinin yanı sıra likid alacağa yapılan itiraz haksız kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

